ABD Başkanı Donald Trump tarafından imzalanan ve çocukluk çağı aşı takviminde köklü değişiklikler öngören yeni başkanlık kararnamesi, sağlık uzmanları arasında ciddi tartışmalara yol açtı. Kararname, özellikle kızamık, kabakulak ve kızamıkçık (KKK) gibi hastalıklara karşı uygulanan karma aşıların ayrıştırılmasını ve çocukların daha az hastalığa karşı aşılanmasını hedefliyor.
Bilimsel itirazlar ve güvenlik endişeleri
Uzmanlar, karma aşıların ayrı ayrı uygulanmasının çocukların hastalıklara karşı korunmasını geciktirebileceğini ve toplum genelindeki aşılama oranlarını düşürebileceğini belirtiyor. Bu durumun, kızamık gibi oldukça bulaşıcı hastalıkların yeniden yayılmasına zemin hazırlayabileceği ifade ediliyor. Trump, karma aşıların vücuda aşırı miktarda sıvı yüklediğini iddia etse de, tıp dünyası bir doz aşının yaklaşık yarım mililitre olduğunu hatırlatarak bu görüşe karşı çıkıyor.
Kararnameyle birlikte yeniden gündeme gelen aşı ve otizm bağlantısı iddiası ise bilimsel çevrelerce reddediliyor. 1998 yılında yayımlanan ve bu bağlantıyı öne süren çalışmanın, metodolojik hatalar içerdiği ve çıkar çatışmaları nedeniyle geri çekildiği biliniyor. Finlandiya, Danimarka ve Kanada gibi ülkelerde yapılan geniş çaplı araştırmalar, KKK aşısı ile otizm arasında herhangi bir neden-sonuç ilişkisi olmadığını defalarca kanıtlamıştır.
Lojistik zorluklar ve tarihsel örnekler
Uzmanlar, karma aşıların ayrıştırılmasının sadece tıbbi değil, aynı zamanda lojistik ve endüstriyel bir sorun yaratacağına dikkat çekiyor. İlaç şirketlerinin yeni aşılar üretmesi ve bunların onay süreçlerinden geçmesi yıllar sürebilir. Ayrıca, Japonya'nın 1993 yılında karma aşıyı bırakıp tekli aşılara geçmesinin ardından yaşadığı aşılama düşüşü ve sonrasında gelen salgınlar, bu kararın olası sonuçlarına dair önemli bir örnek teşkil ediyor.
ABD'deki eyalet sağlık makamlarının aşı takvimleri üzerinde önemli yetkilere sahip olması nedeniyle, federal kararnamenin doğrudan bir uygulama değişikliği yaratması zor görünse de, uzmanlar federal yönetimin bu yöndeki teşviklerinin bile halk sağlığı üzerinde olumsuz etkiler doğurabileceği konusunda uyarıyor.