Türkiye, 22 yıl aradan sonra NATO liderlerini ağırlamaya hazırlanıyor. Ankara'da düzenlenecek olan zirve, 70 trilyon dolarlık toplam ekonomik büyüklüğe sahip 40'tan fazla ülkenin temsilcilerini bir araya getirecek. Organizasyonun Türkiye ekonomisine doğrudan ve dolaylı yollarla 10 milyar dolarlık bir katkı sağlaması bekleniyor.
Ekonomist Muhammet Bayram, zirvenin sadece diplomatik değil, ekonomik açıdan da büyük bir fırsat sunduğunu vurguladı. Bayram, devlet başkanlarının henüz Ankara'ya gelmeden başlayan hareketliliğin otelcilik ve yeme-içme sektörlerinde ciddi bir canlılık yarattığını ifade etti. Zirve süresince binlerce diplomat ve gazetecinin şehre gelmesi, yerel ekonomiyi destekleyen önemli bir faktör olarak öne çıkıyor.
Zirvenin en dikkat çekici boyutlarından biri ise savunma sanayii alanındaki gelişmeler. Türkiye'nin geleneksel ihracat kalemlerinde kilogram başına kazancı 1,60 dolar seviyesindeyken, savunma sanayii ürünlerinde bu rakam 65 dolara kadar yükseliyor. Yazılım, altyapı ve ileri mühendislik teknolojilerini içeren bu sektör, Türkiye'nin küresel pazardaki rekabet gücünü artırıyor. Savunma sanayiindeki bu teknolojik ilerleme, Avrupa Birliği ile olan gümrük birliği süreçlerini ve entegrasyon çalışmalarını da doğrudan etkiliyor. Uzmanlar, zirvenin Türkiye'nin gelişen sanayi kapasitesini uluslararası arenada tanıtmak için kritik bir platform olduğunu belirtiyor.