İşgal altındaki Batı Şeria'da bulunan Nablus'un güneyindeki Kusra köyünde, aşırı dinci Yahudi yerleşimciler tarafından kuşatılan iki Filistinli aile için insan hakları kuruluşları acil destek talebinde bulundu. Pazar gününden itibaren evlerinde mahsur kalan ailelerin yaşam alanlarının yakınına yasa dışı bir üs kuran yerleşimciler, bölgedeki elektrik ve su hatlarını keserek yedi kişinin dış dünyayla bağını kopardı.
Ailelerin İsrail ordusundan yardım talep etmesine rağmen, bölgeye gelen askerlerin yerleşimcilerle birlikte dua ettiğine dair görüntüler kamuoyuna yansıdı. İki gün süren ağır ablukanın ardından askerler, bir çocuğun tıbbi tedaviye erişimine ve gıda sevkiyatına kısıtlı izin verdi. Ancak 12 Ağustos'ta gerçekleşen müdahalelerin ardından bölgeye daha fazla yerleşimcinin gelmesiyle, Filistinli aileler arazilerini terk etmek zorunda kaldı.
İsrail ordusu, yerleşimcilerin gerçekleştirdiği eylemleri yasa dışı ve kabul edilemez olarak tanımlasa da, sahadaki müdahalelerin yetersizliği şiddet olaylarını durdurmaya yetmiyor. Aynı süreçte İsrail güçleri, Batı Şeria genelinde düzenlediği baskınlarda en az 23 kişiyi tutukladı ve çeşitli evleri yıktı. Tal köyünde gerçekleştirilen bir yıkım operasyonunda, daha önce çatışmalarda hayatını kaybeden Faruk Ramazan'ın aile evi de hedef alındı.
Birleşmiş Milletler Orta Doğu Barış Süreci Özel Koordinatör Yardımcısı Ramiz Alakbarov, Güvenlik Konseyi'ne sunduğu raporda bölgenin kırılma noktasında olduğunu belirtti. Alakbarov, yılbaşından bu yana 18'i çocuk olmak üzere 76 Filistinlinin öldürüldüğünü, yerleşimci şiddeti ve yıkımlar nedeniyle yaklaşık 3800 kişinin evsiz kaldığını açıkladı. BM kayıtlarına göre, 2026 yılına kadar 1430'dan fazla yerleşimci saldırısı belgelenmiş olup, bu olayların birçoğunun İsrail güvenlik güçlerinin gözü önünde gerçekleştiği ifade ediliyor.