Kongo Demokratik Cumhuriyeti'nde (KDC) etkisini sürdüren Ebola salgını, ülke tarihindeki en ciddi sağlık krizlerinden biri haline geldi. Kongolu yetkililer tarafından yapılan son açıklamada, salgın nedeniyle hayatını kaybedenlerin sayısının 2 bin 11'e ulaştığı bildirildi. Ülke genelinde tespit edilen doğrulanmış vaka sayısı ise 4 bin 381 olarak kaydedildi.
Salgın kontrol altına alınamıyor
Ülkenin doğu ve kuzeydoğu bölgelerindeki beş eyalette etkili olan salgın, 15 Mayıs tarihinde resmen ilan edilmişti. Ancak uzmanlar, virüsün bu tarihten çok daha önce yayılmaya başladığını değerlendiriyor. Sağlık yetkilileri, mevcut salgındaki ölüm oranının yüzde 45,9 seviyesinde olduğunu tahmin ediyor. Saha çalışanları ve yardım kuruluşları, genişletilen müdahale çalışmalarına rağmen virüsün yayılma hızının, kontrol altına alma çabalarından daha yüksek olduğunu vurguluyor.
Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Afrika Bölge Direktörü Dr. Mohamed Yakub Janabi, mevcut durumu özetlerken, yetkililerin virüsün peşinden koştuğunu ancak virüsün her zaman bir adım önde olduğunu ifade etti. Salgının yarattığı zorlu koşullar nedeniyle sağlık çalışanlarının bir kısmı, çalışma şartlarını protesto etmek amacıyla greve gitti.
Aşı çalışmaları devam ediyor
Salgınla mücadele kapsamında aşı çalışmaları da kritik bir öneme sahip. DSÖ uzmanları, ülkede yayılan nadir Bundibugyo türüne karşı çapraz koruma sağlayabileceği düşünülen aşılar üzerinde klinik denemeler yürütüyor. Hayvan deneylerinden elde edilen ilk veriler, mevcut aşıların virüse karşı bir miktar koruma sağlayabileceğine işaret ediyor. Bununla birlikte, sağlık otoriteleri salgının dünyadaki en büyük Ebola krizi haline dönüşebileceği konusunda uyarılarını sürdürüyor.
Ebola virüsü, vücut sıvılarıyla doğrudan temas yoluyla bulaşan ve şiddetli kanamalı ateşe yol açan oldukça bulaşıcı bir hastalık olarak biliniyor. İlk kez 1976 yılında yine Kongo'daki Ebola Nehri yakınlarında keşfedilen virüs, o tarihten bu yana bölgede periyodik olarak salgınlara neden olmaya devam ediyor.