Dünyaca ünlü sokak sanatçısı Banksy'nin eserleri, İngiltere'de hem sanatsal tartışmaların hem de ciddi maliyetlerin odağı haline geldi. Son verilere göre, sanatçının üç farklı eserinin sökülmesi, korunması ve güvenliğinin sağlanması için kamu bütçesinden yaklaşık 150 bin sterlin harcandı.
En yüksek maliyet, Londra'daki Royal Courts of Justice binasının duvarına yapılan protesto temalı duvar resminden kaynaklandı. Adalet Bakanlığı verilerine göre, binanın özgün yapısını koruma çabaları ve güvenlik önlemleriyle birlikte bu eserin söküm süreci 85 bin sterlini aştı. Çalışmaların devam etmesi nedeniyle bu rakamın daha da artması bekleniyor.
Maliyet kalemleri sadece duvar resimleriyle sınırlı kalmadı. Nisan ayında Londra'da sergilenen bir heykelin korunması için güvenlik bariyerleri ve personel giderlerine 60 bin sterlin ayrıldı. Ayrıca, City of London polisinin nöbet kulübesine yapılan pirana akvaryumu çalışması, 2 bin 200 sterlinlik bir maliyetle kaldırılarak Londra Müzesi'ne taşınmak üzere koruma altına alındı.
Bu harcamalar, kamu kaynaklarının kullanımı konusunda siyasi bir tartışmayı da beraberinde getirdi. Gölge Adalet Bakanı Nick Timothy, vergi mükelleflerinin parasının bu tür işlemler için kullanılmasını eleştirerek, maliyetlerin sanatçıya yansıtılması gerektiğini savundu. Öte yandan sanat eleştirmeni Estelle Lovatt, Banksy'nin eserlerinin turizme katkı sağladığını ve toplumsal birleştirici bir rol üstlendiğini belirterek harcamaları savundu.
İngiltere'deki bu tartışmalar, Avrupa'nın diğer şehirlerinde de benzer sorunları gündeme getiriyor. Özellikle Roma gibi tarihi dokusu yoğun şehirlerde, izinsiz graffitilerle mücadele etmek için yüksek basınçlı kumlama makineleri ve özel temizlik ekipleri kullanılıyor. Uzmanlar, sokak sanatı ile vandallık olarak nitelendirilen rastgele imzalar arasında net bir ayrım yapılması gerektiğini vurguluyor.