Tıp dünyası, en agresif beyin kanseri türlerinden biri olan glioblastomaya karşı geliştirilen yeni bir tedavi yöntemiyle umutlandı. King's College London ve McMaster Üniversitesi'nden uzmanların ortak çalışması, kanserli hücrelerin etrafında oluşturduğu koruyucu kalkanı parçalamayı başaran bir CAR-T hücre tedavisi yöntemini ortaya koydu.
Kanserin Savunma Mekanizması Çökertildi
Glioblastoma, sağlıklı beyin dokusuna ipliksi uzantılar göndererek yayıldığı için geleneksel cerrahi yöntemlerle tamamen temizlenemiyor. Ameliyat sonrası kalan hücreler ise kemoterapi ve radyoterapiye karşı direnç göstererek hastalığın hızla nüksetmesine neden oluyor. Yeni geliştirilen yöntemde ise bilim insanları, kanserin sadece hücre yığınından ibaret olmadığını, onu besleyen bir bağışıklık ekosistemi olduğunu vurguluyor.
Araştırmacılar, makrofaj adı verilen ve normalde vücudu koruması gereken bağışıklık hücrelerinin, kanser tarafından ele geçirilerek tümöre kalkan görevi gördüğünü tespit etti. GPNMB adı verilen özel bir protein üzerinden gerçekleşen bu ihaneti durdurmak için CAR-T hücreleri, doğrudan bu proteini tanıyacak şekilde yeniden programlandı. Böylece tedavi, hem kanserli hücreleri hem de onları koruyan destek sistemini aynı anda hedef alıyor.
Deneylerde Başarı Oranı Yüksek
Nature dergisinde yayımlanan çalışmada, insan beyin kanserini taklit eden hayvan modelleri kullanıldı. Uygulanan tedavi sonucunda test edilen 13 fareden 12'sinde tümörlerin tamamen yok olduğu görüldü. Tedavi edilen farelerin beş aydan uzun süre tümörsüz ve sağlıklı bir yaşam sürdüğü rapor edildi.
Profesör Sheila Singh, bu yöntemin kanseri bir ekosistem olarak ele alması bakımından devrim niteliğinde olduğunu belirtti. Henüz insanlar üzerinde klinik denemeleri başlamamış olsa da, bu bulgular son yirmi yıldır somut ilerleme kaydedilemeyen glioblastoma tedavisi için önemli bir kapı aralıyor.
Uzmanlar, inatçı baş ağrıları, nöbetler, hafıza sorunları ve görme bozuklukları gibi belirtilerin glioblastomanın habercisi olabileceği konusunda uyarıyor. Bu tür semptomları yaşayan kişilerin vakit kaybetmeden bir sağlık kuruluşuna başvurması hayati önem taşıyor.