Moda sektörü, çevresel etkilerini azaltmak ve genç tüketicilerin değişen beklentilerine yanıt vermek amacıyla yeni bir strateji benimsiyor. Özellikle Z Kuşağı'nın sürdürülebilirliğe ve ikinci el alışverişe olan ilgisi, markaları ürünlerini satıp bırakmak yerine, onların kullanım ömrünü uzatacak hizmetler sunmaya teşvik ediyor.
Markalar tamir atölyelerine yöneliyor
Levi Strauss & Co., Uniqlo ve Primark gibi dev markalar, müşterilerine iğne-iplik kullanımı ve temel onarım tekniklerini öğreten atölyeler düzenliyor. Levi's, dünya genelindeki mağazalarında sunduğu 'Daha Uzun Süre Giy' programıyla kıyafetlerin kişiselleştirilmesine ve tamir edilmesine olanak tanıyor. Şirket yetkilileri, tüketicilere ürünlerini koruma becerisi kazandırmanın, giysilere ikinci bir yaşam şansı verdiğini vurguluyor.
İrlanda merkezli Primark ise 'Daha Uzun Süre Sev' etkinlikleri kapsamında dokuz ülkede 730'dan fazla atölye düzenleyerek fermuar ve düğme değişimi gibi temel onarım becerilerini ücretsiz öğretiyor. Japon perakende devi Uniqlo da dünya genelindeki mağazalarında geleneksel Japon onarım teknikleri ve yaratıcı yeniden tasarım hizmetleri sunarak müşteri bağlılığını güçlendirmeyi hedefliyor.
Tekstil atıkları büyük bir sorun
Birleşmiş Milletler Çevre Programı'nın verileri, sektörün karşı karşıya olduğu atık krizinin boyutlarını gözler önüne seriyor. Dünyada her saniye bir çöp kamyonunu dolduracak kadar tekstil ürünü çöpe gidiyor veya yakılıyor. Uzmanlar, kıyafetlerin tamir edilmesinin çevresel etkiyi azaltmada önemli bir adım olduğunu belirtse de, mevcut üretim artış hızının bu uygulamalarla dengelenmesinin zor olduğuna dikkat çekiyor.
Ellen MacArthur Vakfı'nın araştırmasına göre, 2000-2015 yılları arasında giyim üretimi iki katına çıkarken, bir giysinin ortalama kullanım ömrü yüzde 36 oranında azaldı. Ayrıca, kullanımdan çıkan tekstil ürünlerinin yüzde 1'inden daha azı geri dönüştürülerek yeni giysilere dönüştürülebiliyor.
Bu tablo karşısında, Zara gibi hızlı moda zincirleri de dijital platformlar üzerinden ikinci el satış ve tadilat hizmetlerini devreye alarak döngüsel ekonomiye uyum sağlamaya çalışıyor. Tüketiciler ise hem bütçelerini korumak hem de karbon ayak izlerini düşürmek için bu tamir kültürünü giderek daha fazla benimsiyor.