Manisa'nın Demirci ilçesinde, 1919 yılına dayanan köklü bir fırıncılık geleneği, Özsoy ailesi tarafından günümüzde de aynı özenle sürdürülüyor. 1952 yılından bu yana Hacı Hasan Mahallesi'ndeki aynı taş fırında üretim yapan aile, geleneksel yöntemlerden ödün vermeden lezzetlerini korumaya devam ediyor.
Dört Kuşaktır Süren Emek
Fırının 63 yaşındaki ustası Şükrü Özsoy, mesleğe henüz 10 yaşındayken adım attığını belirtiyor. Dedesinden babasına, babasından da kendisine miras kalan bu zanaatı, bugün kendi oğullarıyla birlikte dördüncü kuşağa aktarmanın gururunu yaşıyor. 2004 yılına kadar babasıyla birlikte çalışan Özsoy, o tarihten sonra işin yönetimini devralarak asırlık tarifleri gelecek nesillere taşımayı hedefliyor.
Doğal Malzemelerle Gelen Lezzet
Özsoy ailesinin pidelerini özel kılan en önemli unsur, kullanılan malzemelerin doğallığı ve üretim süreci. Tahinli, şekerli, cevizli ve fındıklı gibi çeşitlerin hazırlandığı fırında, tahin ve kara üzüm pekmezi bizzat aile tarafından üretiliyor. Şükrü Özsoy, her pekmezin aynı kaliteyi vermediğini vurgulayarak, hamurdan pekmeze kadar her aşamada titiz bir çalışma yürüttüklerini ifade ediyor.
Sabahın İlk Işıklarında Kuyruk
Asırlık lezzet, sadece Demirci halkının değil, çevre ilçelerden ve şehir dışından gelen ziyaretçilerin de uğrak noktası haline gelmiş durumda. Sabahın erken saatlerinde fırının önünde oluşan kuyruklar, bu geleneğin bölge kültüründeki yerini gözler önüne seriyor. Demirci sakinlerinden Bilal Ersöz, bu lezzetin ilçe için bir simge olduğunu belirterek, "Çocukluğumuzdan beri sabahları bu tahinli pide kuyruğuna gireriz" diyerek geleneğin kuşaklar üzerindeki etkisini özetliyor.
1940'lı yıllarda Cumhuriyet Meydanı'nda başlayan ve yaşanan bir yangın sonrası 1952'de bugünkü yerine taşınan fırın, 107 yıllık bir meslek mirasını aynı üretim anlayışıyla geleceğe taşımaya devam ediyor.