Dr. Öğr. Üyesi Hüseyin Haydar Kutlu, özellikle çocuk ve gençlerde giderek yaygınlaşan ekran bağımlılığına karşı önemli uyarılarda bulundu. Türkiye genelinde günlük ekran kullanım süresinin ortalama 5 saat civarında olduğunu ifade eden Kutlu, gençlerde bu sürenin 6-7 saate kadar çıktığını belirtti. Gelişimini henüz tamamlamamış ergen beyninin bu yoğun maruziyetten ciddi şekilde etkilendiğini vurgulayan uzman, beynin bazı bölgelerinde kalıcı tahribatlar oluşabileceğine dikkat çekti.
Odaklanma ve Psikolojik Sorunlar
Ekran bağımlılığının sadece fiziksel değil, akademik ve psikolojik süreçleri de olumsuz etkilediği belirtiliyor. Küçük yaşlarda yoğun ekran kullanımı odaklanma süresini kısaltırken, ergenlik döneminde uyku problemleri ve depresyona yatkınlık gibi ciddi sorunları beraberinde getiriyor. Araştırmalar, bağımlılık türlerinin cinsiyete göre farklılık gösterdiğini; erkek çocuklarında oyun bağımlılığının, kız çocuklarında ise sanal medya kullanımının ön planda olduğunu ortaya koyuyor.
0-6 Yaş İçin Kritik Uyarı
Uzmanlar, özellikle 0-6 yaş aralığındaki çocukların ekranlardan tamamen uzak tutulması gerektiğini savunuyor. Ailelerin çocuklarına ekran yerine alternatif faaliyetler sunması, sağlıklı bir gelişim süreci için hayati önem taşıyor. Çocukların akademik ve sosyal hayatlarını korumak adına ebeveynlerin daha bilinçli bir tutum sergilemesi gerektiği ifade ediliyor.
Yeni Bir Telefon Segmenti Önerisi
Ekran bağımlılığıyla mücadele kapsamında radikal bir çözüm önerisinde bulunan Dr. Kutlu, akıllı telefonlar ile tuşlu telefonlar arasında yeni bir segment oluşturulması çağrısında bulundu. Bu yeni nesil cihazlarda sadece navigasyon, kamera ve bankacılık gibi temel ihtiyaçların karşılanması, bağımlılık yapıcı zararlı uygulamaların ise kısıtlanması hedefleniyor. Yerli ve milli imkanlarla üretilebilecek bu tür cihazların, ebeveynlerin çocuklarını korumasına yardımcı olabileceği ve toplumda geniş bir karşılık bulabileceği düşünülüyor. Uzmanlar, bu fikrin kısa sürede binlerce kişi tarafından desteklendiğini belirterek, dijital dünyadaki bu aşırı bağımlılığın ancak bilinçli kısıtlamalarla aşılabileceğini hatırlatıyor.