Yaklaşık 66 milyon yıl önce Dünya'ya çarpan ve dinozorların neslinin tükenmesine yol açan dev asteroidin etkileri, bilim dünyasında yeniden değerlendiriliyor. Bugüne kadar bu kitlesel yok oluşun yıllar süren iklim değişiklikleri sonucu gerçekleştiği düşünülürken, Journal of Geophysical Research: Biogeosciences dergisinde yayımlanan yeni bir çalışma, sürecin karadaki canlılar için çok daha ani geliştiğini öne sürüyor.
Dünya dev bir fırına dönüştü
Everest Dağı büyüklüğündeki asteroidin Meksika'nın Yucatan Yarımadası'ndaki Chicxulub bölgesine çarpmasıyla birlikte, yaklaşık 1,6 trilyon ton madde atmosfere fırlatıldı. Araştırmacılar, bilgisayar simülasyonları kullanarak çarpışmanın etkilerini modelledi. Elde edilen bulgulara göre, atmosfere yayılan yoğun toz tabakası, sera etkisine benzer bir yalıtım yaratarak ısının uzaya kaçmasını engelledi. Bu durum, yeryüzündeki sıcaklığın normalden 3,5 kat daha fazla artmasına ve gezegenin dev bir fırın gibi ısınmasına neden oldu.
Bilim insanları, bu aşırı sıcaklığın çimenleri ve ağaçları doğrudan tutuşturabilecek seviyede olduğunu hesapladı. Bu durumun dünya genelinde dev orman yangınlarını tetiklediği ve kara ekosistemlerinin büyük bölümünü çarpışmadan sonraki ilk iki saat içinde yok ettiği değerlendiriliyor. Söz konusu ısı radyasyonunun, insanlar için ölümcül kabul edilen dozun 17 katına ulaştığı belirtiliyor.
Denizlerde farklı bir süreç yaşandı
Araştırma, okyanuslardaki canlıların ilk aşamadaki bu ölümcül sıcaklıktan büyük ölçüde korunduğunu gösteriyor. Ancak deniz canlıları için felaket, çok daha uzun süren ikinci bir evreyle devam etti. Çarpışma sonrası atmosfere yayılan toz bulutları, Güneş ışığını yıllarca hatta on yıllarca engelleyerek "nükleer kış" benzeri bir ortam yarattı. Güneş ışığına bağımlı olan fitoplanktonların yok olmasıyla deniz besin zinciri çöktü ve okyanuslardaki canlılar çok daha yavaş bir yok oluş süreci yaşadı.
Uzmanlar, bu iki aşamalı senaryoyu doğrulayabilecek en güçlü kanıtın, çarpışma sonrası tüm dünyada oluştuğu düşünülen küresel kül tabakaları olduğunu ifade ediyor. Eğer bu izler kesin olarak doğrulanırsa, dinozorların sonunun sanılandan çok daha ani gerçekleştiği bilimsel olarak kanıtlanmış olacak.