Fransa'nın Strasbourg kenti yakınlarındaki Bas-Rhin bölgesinde faaliyet gösteren çiftçiler, son yıllarda etkisini artıran sıcak hava dalgaları ve kuraklık karşısında tarımsal stratejilerini değiştirdi. Bölgedeki üreticiler, su tüketimi düşük ve pestisit ihtiyacı az olan mercimek, nohut, kinoa ve fasulye gibi ürünlerin ekimine ağırlık vermeye başladı.
Bu dönüşümün öncülerinden Cédric Steinlé, yerel halkın alışılmışın dışındaki bu ürünlere olan ilgisinin kendilerini cesaretlendirdiğini belirtiyor. Altı yıl önce başlattığı bu girişim, kısa sürede çevredeki diğer üreticilerin de katılımıyla büyüdü. Üreticiler, Graines d’Alsace adını verdikleri bir kooperatif çatısı altında birleşerek yıllık üretim kapasitelerini üç yıl içinde iki katına çıkarıp 100 tonun üzerine taşıdı.
Baklagillerin tarımsal ve besinsel avantajları, bu değişimin temel motivasyonunu oluşturuyor. Protein ve lif açısından zengin olan bu ürünler, aynı zamanda atmosferdeki azotu toprağa bağlayarak doğal bir gübre işlevi görüyor. Bu durum, çiftçilerin kimyasal gübre kullanımını azaltmasına ve daha sürdürülebilir bir tarım modeli geliştirmesine olanak tanıyor.
Ancak iklim krizi, üreticiler için yeni zorlukları da beraberinde getiriyor. Cédric Steinlé, aşırı sıcakların bitkilerin döllenme sürecini olumsuz etkilediğini ve çiçeklerin meyveye dönüşmeden döküldüğünü ifade ediyor. Buna rağmen, yerel pazarlardan gelen yoğun talep üreticileri motive etmeye devam ediyor. Kooperatif, ürünlerini hastanelere, şirket restoranlarına ve yerel üretici mağazalarına ulaştırarak bölgedeki bakliyat tüketimini artırmayı amaçlıyor.
Fransa genelinde kişi başına düşen yıllık 1,6 kilogramlık bakliyat tüketiminin sağlık otoritelerinin önerdiği seviyelerin altında kalması, bu tür yerel girişimlerin önemini daha da artırıyor. Çiftçiler, hem çevresel sürdürülebilirliği sağlamak hem de sağlıklı gıdaya erişimi kolaylaştırmak için üretim yelpazelerini çiya tohumu gibi yeni ürünlerle genişletmeyi sürdürüyor.