Antalya'da yaşanan olayda, hakkında uzaklaştırma kararı bulunan A.S., eşi M.S.'nin evde olmadığı bir sırada nakliye aracıyla eve gelerek tüm eşyaları boşalttı. Klima, televizyon, beyaz eşya ve ziynet eşyaları dahil olmak üzere evdeki her şeyi alan şahıs, geride yaşanabilir bir alan bırakmadı. Eve döndüğünde karşılaştığı manzara karşısında büyük şok yaşayan M.S., kızıyla birlikte Antalya'dan ayrılarak Samsun'daki ailesinin yanına yerleşmek zorunda kaldı.
Yaşanan mağduriyetin ardından başlatılan boşanma davası üç yıl sürdü. M.S.'nin avukatı Senar Furkan Başak, müvekkilinin kişisel malı olan ziynet eşyalarına davalı erkeğin el koyduğunu ve bunları iade etmediğini belirtti. Avukat Başak, düğünde takılan altınların kadının kişisel malı olduğunu hatırlatarak, ziynet alacağı için 600 bin TL talep ettiklerini ifade etti.
Mahkeme heyeti, yapılan yargılama sonucunda M.S.'yi haklı bularak A.S.'nin 300 bin TL tazminat ve ziynet eşyası bedeli ödemesine karar verdi. Davalı tarafın kararı istinafa taşıması nedeniyle hukuki süreç halen devam ediyor. Hukuk uzmanları, yerleşik yargı kararlarına göre düğünde kadına takılan ziynet eşyalarının kadının kişisel malı olduğunu ve iadesinin zorunlu olduğunu vurguluyor. Olay, boşanma sürecindeki tarafların haklarını koruma noktasında önemli bir örnek teşkil ediyor.