Dünya genelinde etkisini gösteren aşırı sıcak hava dalgaları ve orman yangınları, iklim krizinin ulaştığı boyutu gözler önüne seriyor. İklim bilimciler, insan kaynaklı küresel ısınma ve güçlenen El Niño hava olayının birleşimiyle 2026 yılının kayıtlardaki en sıcak yıl olabileceği konusunda uyarıyor.
Okyanuslarda rekor ısınma
Deniz yüzeyi sıcaklıkları, mayıs ayından itibaren yükselişe geçerek haziran ayından bu yana neredeyse her gün yeni rekorlar kırıyor. Okyanusların gezegen yüzeyinin büyük bir kısmını kaplaması nedeniyle, bu ısınmanın küresel ortalama sıcaklıklara yansıması kaçınılmaz görülüyor. Copernicus iklim servisi verilerine göre, dünya okyanus yüzeyinin yaklaşık yüzde 82'si deniz ısı dalgalarının etkisi altında bulunuyor.
İklim değişikliği ana tetikleyici
Uzmanlar, mevcut yaz sıcaklıklarının doğrudan El Niño ile açıklanamayacağını, asıl etkenin kömür, petrol ve gaz kullanımıyla hızlanan iklim değişikliği olduğunu vurguluyor. İklim bilimci Zachary Labe, El Niño'nun sıcaklıklar üzerinde küçük bir katkısı olduğunu, ancak arka plandaki iklim değişikliğinin etkisinin çok daha büyük olduğunu belirtiyor. Ayrıca, endüstriyel kirliliğin azalmasıyla birlikte sera gazlarının yarattığı ısınmanın daha belirgin hale geldiği ifade ediliyor.
Gelecek yıllar için kritik tahminler
Berkeley Earth kuruluşundan Zeke Hausfather, 2026'nın 2024'ü geride bırakarak en sıcak yıl olma olasılığını yüzde 35 olarak hesaplıyor. Bilim dünyasında 2026 yılına dair farklı görüşler olsa da, 2027 yılının modern dönemdeki tüm yılları geride bırakarak rekor kırmasının neredeyse kesin olduğu konusunda ortak bir kanı bulunuyor. Uzmanlar, sıcak hava dalgalarının sıklığının ve kapsadığı alanın genişlemesinin, iklim değişikliğinin somut bir sonucu olduğunu hatırlatıyor.