Yüksek meblağlar ödenerek yapılan gayrimenkul alımlarında karşılaşılan hukuki riskler, maddi kayıplara yol açabiliyor. Son dönemde yaşanan bir olayda, evini satın alan kişi 48 milyon lira ödeme yapmasına rağmen mülke kavuşamadı. Satış işleminin başlangıcında her şey normal görünüyordu. Evi satan çift, alıcıyı evde gezdirerek tadilatları anlattı ve pazarlık sürecini birlikte yönetti.
Satış gerçekleşip tapu devri yapıldıktan sonra sorunlar baş gösterdi. Satıcı taraf, evden taşınmak için 3 ay süre istedi, ardından bu süreyi daha da uzattı. Bu gecikmenin üzerine tapu iptal davası açıldı. Alıcı, elinde tapu belgesi bulunmasına rağmen evine yerleşemedi. Ayrıca mülkün elektrik, su ve doğal gaz aboneliklerini de üzerine alamadı.
Yaşanan bu mağduriyetin temel sebebi, satıcının eşinin rızası olmadığı iddiasıyla tapuya şerh koydurması oldu. Avukat Mustafa Zafer, eş rızasının geri alınması gibi durumlarda benzer hukuki problemlerin doğabildiğini belirtti. Taşınmazı satan kişinin konkordato ilan etmiş olması, paranın geri alınması konusunu da riskli hale getiriyor. Bu tür durumlardan kaçınmak için aile konutu satışlarında her iki eşten de yazılı muvafakat alınması şart. Ödemelerin güvenli bir şekilde yapılması ve tapu devrinin aynı anda gerçekleştirilmesi de uzmanlar tarafından öneriliyor.