Küresel sağlık otoriteleri, HIV ile mücadele süreçlerinde yaşanan bütçe kısıtlamalarının, uzun yıllardır elde edilen tıbbi başarıları geri çevirebileceği konusunda uyarıyor. Birleşmiş Milletler HIV/AIDS Ortak Programı (UNAIDS) tarafından paylaşılan veriler, düşük ve orta gelirli ülkelerde dış kaynaklı finansmanın 2025 yılında yüzde 18 oranında gerilediğini ortaya koyuyor. Bu durum, son yirmi yılın en keskin bütçe daralması olarak dikkat çekiyor.
Hizmetlere erişim zorlaşıyor
Uzmanlar, özellikle Amerika Birleşik Devletleri merkezli USAID gibi büyük bağışçıların desteğini çekmesinin sahada yarattığı tahribata dikkat çekiyor. Anvers Tropikal Tıp Enstitüsü'nden Mwelwa Phiri, finansman kesintilerinin sağlık personelinin üzerindeki yükü artırdığını ve test hizmetlerinin aksamasına neden olduğunu ifade ediyor. Phiri, "Artık işe yarayan şeyi yapmayı bıraktık" diyerek durumun vahametini vurguluyor.
Özellikle Kamerun, Nijerya ve Zambiya gibi ülkelerde, virüse karşı koruma sağlayan PrEP kullanım oranlarında yüzde 50'yi aşan düşüşler gözlemleniyor. Erken teşhisin hayati önem taşıdığı HIV tedavisinde, gönüllü saha ekiplerinin azalması ve sağlık kuruluşlarının kapasite sorunları, virüsün kontrol altına alınmasını güçleştiriyor.
Hedeflerden uzaklaşılıyor
UNAIDS raporu, 2030 yılına kadar HIV'i tamamen ortadan kaldırma hedeflerine ulaşma konusunda dünyanın geride kaldığını gösteriyor. 2024 yılı verilerine göre, hedeflenen seviyelerin üzerinde bir milyon yeni enfeksiyon ve 400 bin ek AIDS kaynaklı ölüm gerçekleşti. Uzmanlar, 2010 yılında 1,3 milyon olan AIDS kaynaklı yıllık ölüm sayısının 2025'te 570 bine düşmesiyle elde edilen başarının, finansal istikrarsızlık nedeniyle kaybedilmemesi gerektiğini savunuyor.
Raporda, bağışçı bağımlılığının azaltılması ve ülkelerin kendi ulusal finansman modellerine geçiş yapması gerektiği belirtiliyor. Ancak uzmanlar, bu geçişin ani kararlarla değil, sağlık sistemlerinin çökmemesi için kademeli ve planlı bir şekilde yürütülmesinin şart olduğunu vurguluyor.