ABD ve İran arasındaki gerilim, Hürmüz Boğazı ve bölgesel üsleri kapsayan geniş çaplı bir çatışmaya dönüştü. 28 Şubat'ta başlayan ortak saldırıların ardından İran lideri Ali Hamaney hayatını kaybederken, Trump yönetimi savaşın kısa sürede sona ereceğini öngörmüştü. Ancak çatışmaların 7 Temmuz itibarıyla yeniden hız kazanması, bölgedeki istikrarsızlığı derinleştirdi.
Diplomatik Çıkmaz ve Kamuoyu Tepkisi
ABD yönetimi, Tahran ile arabulucular aracılığıyla uzlaşma zemini arasa da 17 Haziran'da sağlanan geçici anlaşma kısa sürede çöktü. İran donanmasının yıprandığı iddialarına rağmen, Tahran yönetimi Hürmüz Boğazı'ndaki deniz trafiği üzerindeki baskısını sürdürüyor. Bu durum küresel piyasaları da etkileyerek Brent petrol fiyatlarında temmuz ayında yüzde 24'lük bir artışa yol açtı.
Amerikan kamuoyunda ise savaşa yönelik destek oldukça düşük seviyelerde seyrediyor. Yapılan araştırmalar, her üç Amerikalıdan sadece birinin savaşı desteklediğini ve halkın yüzde 69'unun savaş hedeflerinin yeterince açıklanmadığını düşündüğünü ortaya koyuyor. Senato'da savaş yetkilerini sınırlandırmayı amaçlayan tasarı reddedilirken, Trump 2 Ağustos'ta planlanan bazı saldırıları beklemeye aldığını duyurdu.