Bolu'nun Karaköy Mahallesi'nde kurulan benzersiz tarım işletmesi, hem üretim hem de turizm alanında dikkat çekiyor. Siyasal Bilimler bölümünü bitiren ve kaymakam olma hayali kuran Yunus Emre Kalaycı, kaderini tarımla birleştirdi. Üniversite yıllarında babasına ait arazinin bir kısmını değerlendirmek isteyen genç girişimci, bugün 45 dönümlük devasa bir alanın yöneticisi konumunda.
Kalaycı, Bolu'nun ilk ve tek halka açık organik sertifikalı frambuaz bahçesini hayata geçirdi. Başlangıçta sadece altı dönümde ahududu üretimi yapılırken, zamanla çilek, böğürtlen, frenk üzümü ve yaban mersini de ekildi. Sözleşmeli üretim modeliyle birlikte toplam alan 45 dönüme ulaştı. İşletme, İstanbul, Ankara ve Bursa gibi büyükşehirlere ihracat yapmanın yanı sıra yerel ziyaretçilere de kapılarını açıyor.
Dilediğince Tad, Aldığın Kadar Öde
Bonus Meyve Bahçeleri'nde uygulanan sistem, geleneksel satış anlayışını tamamen değiştiriyor. 27 Temmuz itibarıyla başlayan hasat döneminde bahçeyi ziyaret eden vatandaşlara sepet veriliyor. Misafirler tarlaya girip istedikleri ürünleri dalından kendi elleriyle topluyor. En ilginç kural ise hasat sırasında dilediği kadar taze meyveyi yerken tadabilme özgürlüğü sunulması. Ziyaretçiler, yalnızca evlerine götürmek üzere tarttırdıkları ürünlerin ücretini ödüyor.
Şehir hayatının stresinden uzaklaşmak isteyenler için doğa ile iç içe bir ortam sunuluyor. Proje, kulaktan kulağa yayılarak Şanlıurfa gibi uzak illerden bile misafir çekmeyi başardı. Okul grupları ve pilates ekipleri de hafta içi bahçeyi kullanarak farklı etkinlikler düzenliyor. Hasat süreci kasım ayına kadar devam edecek.