Ankara'nın Ayaş ilçesinde, yüzyıllardır ününü koruyan ve Evliya Çelebi'nin Seyahatnamesi'nde de yer alan meşhur Ayaş dutunun hasat dönemi başladı. Bölgedeki üreticiler, dutların tazeliğini koruması ve sıcak havanın olumsuz etkilerinden kaçınmak amacıyla sabahın ilk ışıklarıyla birlikte bahçelere giriyor.
Organik ve Doğal Üretim
Ayaş dutunun en önemli özelliklerinden biri, hiçbir kimyasal gübre veya ilaç kullanılmadan tamamen organik yöntemlerle yetiştirilmesi. Üreticiler, ağaçların herhangi bir zararlısının bulunmadığını ve sadece içilebilir su ile sulandığını belirtiyor. Bu doğal süreç, ürünün hem lezzetini hem de kalitesini korumasını sağlıyor.
Hasat Süreci ve Rekolte Beklentisi
Bu yıl yağışların etkisiyle hasat dönemi bir hafta gecikmeli olarak haziran ayının ikinci haftasında başladı. Üretici Ersin Kaya, hasat sürecinin sabah saat 05.00'te başlayıp 08.00'de sona erdiğini ifade ediyor. Günün erken saatlerinde toplanan dutlar, vakit kaybetmeden Ankara'daki pazarlara ve sofralara ulaştırılıyor. Geçen yıl yaşanan don olayları nedeniyle verim alamayan üreticiler, bu yıl 9-10 ton civarında bir rekolte bekliyor.
Ekonomik Değer ve Gelecek
Geçtiğimiz yıl kilogramı 40 liradan satılan Ayaş dutu, bu yıl 50 liradan alıcı buluyor. Aile geleneği olarak sürdürülen dut üretimi, aynı zamanda kurutularak veya pekmez yapılarak da değerlendiriliyor. Üreticiler, dut yetiştiriciliğinin düzenli bir işi olan gençler için de önemli bir ek gelir kaynağı olabileceğini vurguluyor. Ailece yapılan bu zahmetli ancak keyifli iş, Ayaş'ın tarımsal mirasını yaşatmaya devam ediyor.