NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, 7-8 Temmuz tarihlerinde Ankara'da gerçekleştirilecek NATO Zirvesi öncesinde Türkiye'nin ittifak içerisindeki stratejik konumuna dair önemli açıklamalarda bulundu. Türkiye'nin 1952 yılından bu yana NATO'nun ayrılmaz bir parçası olduğunu hatırlatan Rutte, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin donanımı ve eğitim seviyesinin ittifak için büyük bir değer taşıdığını ifade etti.
Rutte, Türkiye'nin savunma sanayii alanındaki atılımlarına özel bir parantez açarak, yaklaşık 3 bin şirketten oluşan geniş bir ekosistemin inovasyon odaklı çalışmalar yürüttüğünü belirtti. Özellikle Ukrayna savaşından elde edilen saha tecrübelerinin savunma sanayii üretimine yansıtılmasının, Türkiye'yi teknolojik açıdan güçlü kıldığını vurguladı. Nisan ayında ASELSAN'a gerçekleştirdiği ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getiren Genel Sekreter, Türk savunma sanayiinin uluslararası ortaklıklarla geliştirdiği iş birliği ağının caydırıcılık kapasitesini artırdığını kaydetti.
NATO'nun 360 derecelik güvenlik perspektifiyle hareket ettiğini belirten Rutte, terörle mücadele konusunda Türkiye'nin sağladığı istihbarat ve askeri değerlendirmelerin ittifakın güvenliği açısından kritik olduğunu vurguladı. Türkiye'nin sadece savunma harcamalarıyla değil, aynı zamanda bölgesel istikrara sağladığı somut katkılarla da öne çıktığını belirten Rutte, Ankara'nın ev sahipliğinde düzenlenecek Savunma Sanayii Forumu'nun bu iş birliğini pekiştireceğini ifade etti.
1949 yılında 12 üye ile kurulan NATO, bugün 32 üyesiyle dünyanın en uzun ömürlü askeri ittifakı olma özelliğini koruyor. Türkiye, jeostratejik konumu, etkin diplomasisi ve liderlik kapasitesiyle ittifakın harekât ve misyonlarına en fazla katkı sağlayan ülkeler arasında yer almayı sürdürüyor.