Türk sinemasının unutulmaz isimlerinden Ahu Tuğba, 1 Eylül 2024 tarihinde Amerika Birleşik Devletleri'nin Miami şehrindeki evinde 69 yaşında yaşama veda etti. KOAH ve hipertansiyona bağlı kalp sorunları nedeniyle hayatını kaybeden sanatçının cenazesi, vasiyeti üzerine Türkiye'ye getirilerek Zincirlikuyu Mezarlığı'nda toprağa verildi. Sanatçının kızı Anjelik Calvin, annesinin vefatının ardından yaşadığı süreci ve çevresine duyduğu kırgınlığı bir televizyon programında dile getirdi.
Annesinin son günlerinde büyük acılar çektiğini belirten Calvin, Ahu Tuğba'nın elindeki tabağı tutamayacak kadar güçsüzleştiğini ve ölümünü önceden hissettiğini ifade etti. Annesinin kendisine 'Beni vatan toprağına gömün' vasiyetinde bulunduğunu aktaran Calvin, bu isteği yerine getirdiği için huzurlu olduğunu belirtti. Ancak annesinin vefatı sonrası çevresinde yaşananlara karşı oldukça sert eleştirilerde bulundu.
Anjelik Calvin, annesinin yıllarca destek olduğu ve dost bildiği birçok kişinin cenazeye dahi katılmadığını belirterek, bu durumu büyük bir vefasızlık olarak nitelendirdi. Özellikle annesi henüz morgdayken bazı oyuncuların hakkında konuşmaya başlamasına tepki gösteren Calvin, bu kişilerin tutumunu eleştirdi. Annesinin sosyal medyadaki yapaylıktan ve insanların özel hayatlarını sergileme biçiminden rahatsızlık duyduğunu da sözlerine ekledi.
Mirası hakkındaki soruları da yanıtlayan Calvin, annesinin kendisine maddi varlıkların ötesinde manevi bir miras bıraktığını vurguladı. Annesinin kendisine Allah'ı ve Kur'an-ı Kerim'i öğrettiğini belirten Calvin, 'Dünyanın en büyük mirası bu' ifadesini kullandı. Ayrıca annesinin kendisine bıraktığı özel bir vasiyeti olduğunu ve bunu zamanı geldiğinde yerine getireceğini ifade ederek, anıların kendisi için en değerli hazine olduğunu dile getirdi.