Merkez Bankası, beklentiler doğrultusunda politika faizini yüzde 37 düzeyinde sabit bıraktı. Karar öncesinde bankanın faizi yüzde 40 olan gecelik borçlanmadan yüzde 37 olan haftalığa geçerek indirim yapabileceği öngörülüyordu. Ancak ABD ile İran arasındaki gerilimin tırmanması ve petrol fiyatlarının 100 doları aşması, bu indirim hamlesini engelledi. Savaş kaynaklı petrol fiyatlarındaki yükseliş, Avrupa, Uzakdoğu ve başta Türkiye olmak üzere birçok ülkenin ekonomisini olumsuz etkiliyor.
Uzmanların yakından takip ettiği en önemli veri ise ABD 10 yıllık tahvil faizleri. Bu faiz oranı, daha önce 19 Mayıs tarihinde gördüğü 4,71 seviyesini dün yeniden test etti. Geçtiğimiz dönemde bu seviyenin aşılması, barış açıklamalarıyla önlenebilmişti. Şimdiyse benzer bir iyileşme sinyali gelmezse küresel piyasaların ciddi bir şok yaşayabileceği endişesi hakim.
Geçici anlaşma sağlandığında 99,3 seviyesinde olan dolar endeksi, şu an 101'i geçerek doların güçlendiğine işaret ediyor. Petrol, anlaşma sonrası 70 dolara düşmüş olsa da şimdi tekrar 100 doların üzerine çıktı. Bu durum enflasyon ve faiz artırım beklentilerini tetikliyor. Yüksek faiz ortamı, sermaye piyasalarını baskılarken şirketlerin finansman maliyetlerini artırıyor. Türkiye'de savaşın sönümlenmesiyle umutlanan enflasyon ve faizdeki düşüş trendi, artan gerilim nedeniyle tekrar ötelendi.