ABD yönetimi ile Suudi Arabistan arasında sivil nükleer enerji programı yürütülmesine izin veren kapsamlı bir iş birliği anlaşmasının açıklanması bekleniyor. ABD'li yetkililere dayandırılan bilgilere göre, söz konusu anlaşma kapsamında Suudi Arabistan topraklarında ABD desteğiyle elektrik santrallerinde yakıt olarak kullanılabilecek bir nükleer tesis inşa edilecek.
Nükleer Silahlanma Endişeleri
Anlaşmanın detayları, nükleer enerji uzmanları ve bazı eski İsrailli siyasetçiler arasında ciddi endişelere yol açtı. Uzmanlar, kurulacak tesisin sadece enerji üretimiyle sınırlı kalmayabileceğini, aynı zamanda nükleer bomba yapımında kullanılabilecek düzeyde zenginleştirilmiş uranyum üretme kapasitesine sahip olabileceğini vurguluyor. Bu durum, nükleer silahların yayılmasını önleme savunucularının tepkisine neden oluyor.
Suudi Arabistan'ın fiili lideri Veliaht Prens Muhammed bin Selman, geçmişte yaptığı bir açıklamada, İran'ın nükleer silah geliştirmesi halinde kendilerinin de mümkün olan en kısa sürede benzer bir adım atacaklarını ifade etmişti. Bu açıklama, bölgedeki nükleer rekabetin boyutlarını gözler önüne seriyor.
Anlaşmanın Detayları ve Siyasi Tepkiler
Wall Street Journal'ın haberine göre, 30 yıl süreyle geçerli olacak anlaşma Donald Trump tarafından onaylandı. Anlaşma, Suudi Arabistan'ın ithal yakıta bağımlılığını azaltarak kendi yakıtını üretmesine olanak tanıyor. Bu hüküm, ABD'nin 2009 yılında Birleşik Arap Emirlikleri ile yaptığı ve daha katı kısıtlamalar içeren anlaşmadan ayrılan önemli bir nokta olarak öne çıkıyor.
Öte yandan, ABD Kongresi'ndeki bazı üyelerin anlaşmaya karşı çıkması bekleniyor. New York Times'ın aktardığına göre, bu nükleer iş birliği anlaşması, Suudi Arabistan'ın İsrail ile diplomatik ilişkilerini normalleştirmesi şartına bağlanmadı. Bölgesel güvenlik dengelerini doğrudan etkileyebilecek bu gelişme, hem Washington hem de Riyad hattında tartışmaları beraberinde getiriyor.