ABD yönetiminin Suudi Arabistan ile sivil nükleer program desteğini içeren bir iş birliği anlaşmasını onaylaması, İsrail tarafında diplomatik bir rahatsızlık yarattı. Yedioth Ahronot gazetesine yansıyan bilgilere göre, üst düzey İsrailli yetkililer bu durumu Washington'un bölgedeki politikalarının bir yansıması olarak değerlendiriyor.
İsrail cephesindeki temel eleştiri, ABD'nin Riyad yönetimiyle yapılan bu anlaşmada, Tel Aviv ile normalleşme sürecini bir ön şart olarak sunmaması üzerine yoğunlaşıyor. Yetkililer, bu durumun İsrail'in Suudi Arabistan'a karşı elinde tuttuğu önemli bir diplomatik kozu kaybetmesine neden olduğunu ifade ediyor. Ayrıca, bu gelişmenin İsrail'in ABD başkentindeki karar alma süreçlerini etkileme kapasitesinin zayıfladığına dair bir işaret olduğu vurgulanıyor.
Anlaşmanın teknik detayları da İsrail'de güvenlik tartışmalarını beraberinde getirdi. Eski İsrail Ulusal Güvenlik Konseyi başkanvekili Yaakov Nagel, Suudi Arabistan topraklarında uranyum zenginleştirme faaliyetlerinin önünün açılmasını stratejik bir hata olarak tanımladı. Emekli diplomat Jeremy Issacharoff ise söz konusu girişimi "aşırı derecede tehlikeli" şeklinde nitelendirerek, İsrail'in ulusal güvenlik çıkarlarının bu süreçte göz ardı edildiğini savundu. ABD basınına yansıyan haberlerde, anlaşmanın Riyad'ın nükleer faaliyetlerine yönelik geniş kapsamlı bir destek öngördüğü belirtiliyor.