Göçte Cinsiyet Dengesi Değişiyor
BM Kadın Birimi (UN Women) tarafından hazırlanan güncel rapor, Avrupa ve Orta Asya bölgelerindeki göç hareketlerinde kadınların belirleyici bir rol üstlendiğini ortaya koyuyor. Mevcut verilere göre, göçmen nüfusun yüzde 54'ünü kadınlar oluştururken, bölge dışına çıkan kadın sayısı 13 milyonu, bölgeye gelen göçmen kadın sayısı ise 9,5 milyonu aşmış durumda.
Geleneksel göç modellerinin aksine, kadınların artık aile üyelerine eşlik etmekten ziyade; eğitim, güvenlik, ekonomik imkanlar ve insana yakışır çalışma koşulları arayışıyla bağımsız hareket ettikleri gözlemleniyor. Bu dönüşüm; jeopolitik krizler, Ukrayna'daki savaş ve şiddetlenen iklim baskılarıyla paralel bir seyir izliyor.
İstihdam ve Eğitimdeki Engeller
Türkiye ve Batı Balkanlar'dan yurt dışına giden öğrencilerin yarısından fazlasının kadın olduğu belirtiliyor. Ancak yüksek eğitim seviyelerine rağmen, birçok göçmen kadın kendi niteliklerinin altında işlerde çalışmak zorunda kalıyor. Örneğin, Kosova'dan göç eden kadınların yüzde 55'i eğitim düzeyine uygun olmayan pozisyonlarda istihdam ediliyor.
Özellikle bakım hizmetleri, perakende ve konaklama gibi sektörlerde göçmen kadınlara olan talep artsa da, bu alanlardaki çalışmaların çoğu kayıt dışı kalıyor. Türkiye özelinde ise çalışma izinlerinin dağılımında kadınların payı yüzde 27,2 ile oldukça düşük seviyelerde seyrediyor.
Güvenlik Riskleri ve İklim Krizi
İnsan ticareti, göçmen kadınlar için ciddi bir tehdit oluşturmaya devam ediyor. Türkiye'de 2019-2023 yılları arasında belirlenen mağdurların yüzde 82'sinin kadın ve kız çocukları olduğu, vakaların çoğunun cinsel sömürüyle ilişkili olduğu kaydedildi. Ayrıca, iklim değişikliğine bağlı kuraklık ve sellerin göçü tetiklediği, 2050 yılına kadar Orta Asya'da 2,4 milyon kişinin bu nedenle yerinden edilebileceği tahmin ediliyor.
Rapor, hükümetlerin toplumsal cinsiyete duyarlı göç yönetimleri geliştirmeleri, diplomaların tanınmasını kolaylaştırmaları ve kadınların karar alma süreçlerine katılımını desteklemeleri gerektiğini vurguluyor.