Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulu, Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) unsurlarının Somali'deki görev süresinin uzatılmasına ilişkin Cumhurbaşkanlığı tezkeresini onayladı. Kabul edilen karara göre, Türk askeri 27 Temmuz 2026 tarihinden itibaren iki yıl daha Somali'de görev yapmaya devam edecek.
Güvenlik ve İstikrar Vurgusu
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın imzasıyla Meclis'e sunulan tezkerede, Somali'nin güvenliğinin ve istikrarının bölgesel barış için taşıdığı kritik öneme dikkat çekildi. Türkiye'nin 2011 yılından bu yana Somali Federal Hükümeti ile yürüttüğü çok yönlü iş birliğinin, iki ülke arasındaki güven ilişkisini pekiştirdiği ifade edildi. Tezkerede, Somali savunma ve güvenlik kuvvetlerinin yeniden yapılandırılması ve terörle mücadele kapasitesinin geliştirilmesi için uluslararası toplumla birlikte on yılı aşkın süredir destek sağlandığı hatırlatıldı.
Kapsamlı İş Birliği Alanları
Somali'nin ekonomik zorluklar nedeniyle güvenlik görevlerini yerine getirmekte yaşadığı sıkıntılara değinilen metinde, Somali hükümetinin Türkiye'den yardım talebinde bulunduğu belirtildi. Bu kapsamda TSK unsurlarının;
- Terörizmle mücadele,
- Deniz haydutluğu ve silahlı soygun eylemlerinin önlenmesi,
- Yasa dışı balıkçılık ve kaçakçılıkla mücadele,
- Somali'nin deniz yetki alanlarının korunması
gibi faaliyetlere destek vermesi öngörülüyor. Türkiye'nin bu desteği, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi kararları ve uluslararası hukuk çerçevesinde gerçekleştirilecek.
Stratejik Hedefler
Tezkerede, Somali ile yürütülen bu iş birliğinin Türkiye'nin milli menfaatleri açısından da büyük önem taşıdığı vurgulandı. Aden Körfezi ve Arap Denizi gibi dış ticaret ve deniz taşımacılığı açısından kilit öneme sahip bölgelerde istikrarın sağlanması, Türkiye'nin bölgedeki varlığını ve dostluk ilişkilerini güçlendirecek. Ayrıca, Somali'nin kendi ekonomik kaynaklarını daha etkin kullanabilmesi ve savunma kuvvetlerini ülkenin güvenliğini tek başına idame ettirebilecek seviyeye getirmesi hedefleniyor. Karar, Türkiye'nin Somali halkı nezdindeki itibarını korumayı ve bölgedeki barış çabalarına katkı sunmayı amaçlayan bütüncül bir yaklaşımın parçası olarak değerlendiriliyor.