Uluslararası Enerji Ajansı (IEA), Orta Doğu'da tırmanan çatışmaların Hürmüz ve Babülmendep boğazları üzerindeki etkilerine rağmen Körfez ülkelerinin petrol ihracatının yüksek seviyelerini koruduğunu duyurdu. IEA Başkanı Fatih Birol, bölgedeki enerji altyapısına yönelik tehditlerin arz güvenliği üzerinde belirsizlik yarattığını ancak piyasanın dengeleyici unsurlarla desteklendiğini ifade etti.
Körfez üreticileri, özellikle Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri, petrol sevkiyatlarını Hürmüz Boğazı dışındaki alternatif rotalar üzerinden küresel piyasalara ulaştırmaya devam ediyor. Birol, ihracat hacminin haziran sonundaki zirve seviyelerinin altında kalsa da mart ve haziran ayları arasındaki döneme göre daha yüksek bir seyir izlediğini vurguladı.
Arz kayıpları nasıl dengeleniyor?
Körfez kaynaklı olası arz kesintileri, ABD, Brezilya, Venezuela ve Kazakistan gibi ülkelerin ihracatlarını artırmasıyla kısmen telafi ediliyor. Ayrıca Çin'in ham petrol ithalatındaki düşüş, piyasa dengesinin korunmasında etkili oldu. IEA üyesi ülkeler, 11 Mart'tan bu yana piyasaya yaklaşık 290 milyon varil acil durum petrol stoku sunarak fiyatlar üzerinde rahatlama sağladı.
Doğal gaz piyasasında ise durum benzer bir seyir izliyor. ABD ve Kanada kaynaklı artan LNG sevkiyatları, Hürmüz Boğazı üzerinden yaşanan arz kaybının yaklaşık yüzde 70'ini karşılamış durumda. Ancak IEA, Körfez'den LNG ihracatının yeniden başlamasında yaşanabilecek gecikmelerin, kış öncesi stok doldurma çabasındaki Avrupa ülkeleri için risk oluşturabileceği konusunda uyarıyor.
Rafine ürünler tarafında ise durum ham petrole göre daha sıkı bir görünüm sergiliyor. Dizel ve benzin arzındaki toparlanmanın ham petrol teslimatlarındaki artış kadar güçlü olmaması, piyasalardaki sıkışıklığın devam etmesine neden oluyor. IEA, küresel enerji güvenliğinin tam anlamıyla sağlanabilmesi için çatışmaların sona ermesi ve Hürmüz Boğazı'nın koşulsuz şekilde yeniden açılmasının hayati önem taşıdığını yineledi.