Küresel piyasalarda ABD ve İran arasındaki gerilimle birlikte gündeme gelen 10 günlük ateşkes teklifi, yatırımcıların dikkatini yeniden altın ve petrol fiyatlarına çevirdi. Prof. Dr. Abdulkadir Develi, mevcut piyasa koşullarında altının savaş ortamından ziyade barış ve ateşkes beklentilerinden destek bulduğunu ifade etti.
Enerji Fiyatları ve Enflasyon Baskısı
Enerji maliyetlerindeki artışın küresel enflasyonu tetiklediğine dikkat çeken Develi, bu durumun merkez bankalarının para politikalarını doğrudan etkilediğini belirtti. Yüksek enflasyonun, merkez bankalarını faiz indirimlerini ertelemeye veya faiz artırımlarını yeniden gündeme almaya zorlayabileceği uyarısında bulundu. Faizlerin yüksek seyretmesi ise düzenli bir faiz getirisi sunmayan altın üzerinde baskı oluşturmaya devam ediyor.
Petrol fiyatlarının 71 dolar seviyelerinden 90 dolara kadar yükseldiğini hatırlatan Develi, savaşın devam etmesi halinde bu rakamın 120 dolara ulaşabileceğine dair tahminlerin bulunduğunu aktardı. Özellikle Hürmüz Boğazı'ndaki riskler ve enerji sevkiyatına yönelik tehditler, piyasalardaki belirsizliği canlı tutuyor.
Gram Altın İçin 7.500 TL Tahmini
Uluslararası kuruluşların 2026 yılı sonu için ons altında 4.500 ile 4.900 dolar arasında değişen tahminleri bulunduğunu belirten Develi, bu projeksiyonlar ışığında gram altın için 7.400-7.500 TL seviyelerinin gündeme gelebileceğini ifade etti. Ancak uzman, bu hedeflerin jeopolitik riskler ve enerji fiyatlarındaki oynaklık nedeniyle sürekli ileri tarihlere ötelendiğine dikkat çekti.
Develi, altının güçlü bir yükseliş trendine girebilmesi için ateşkesin kalıcı hale gelmesi ve enerji sevkiyatının güvenli bir zemine oturması gerektiğini vurguladı. Yatırımcıların sadece jeopolitik gelişmeleri değil, aynı zamanda merkez bankalarının faiz kararlarını da yakından takip etmeleri gerektiği belirtildi. Faizlerin düşüşe geçmesiyle birlikte piyasalara yeniden para girişi olabileceği ve bu durumun altın dahil birçok varlık sınıfını olumlu etkileyebileceği öngörülüyor.