Homeros'un destanlarında ölümsüzleşen İthaka Kralı Odysseus'un gerçek bir figür olup olmadığı tartışmaları, Yunanistan'ın İthaka Adası'nda yapılan yeni arkeolojik keşiflerle farklı bir boyut kazandı. Exogi Dağı'nda yer alan ve yerel halk tarafından uzun süredir Homeros'un Okulu olarak adlandırılan bölgede, MÖ 3. yüzyıla ait geniş bir kutsal alan gün yüzüne çıkarıldı.
Arkeolog Giannos G. Lolos liderliğinde yürütülen kazılarda, tören salonları, su sarnıçları ve gözetleme kulelerinden oluşan karmaşık bir yapı kompleksi tespit edildi. Araştırmacılar için en çarpıcı bulgular ise seramik parçaları üzerine kazınmış yazıtlar oldu. Bu parçalardan birinde yer alan Odysseus'a ifadesi, antik dönemde bölge halkının mitolojik kahramana adaklar sunduğunu ve ona yönelik bir tapınma kültü geliştirdiğini ortaya koyuyor.
Kutsal alanda bulunan çok sayıda dokuma tezgâhı ağırlığı, ritüellerin sadece Odysseus ile sınırlı kalmadığını, eşi Penelope'nin de bu inanç sisteminde yer almış olabileceğini düşündürüyor. Ayrıca, Türkiye'nin batısındaki antik Magnesia kentinde bulunan bir kararname, İthaka halkının Odysseus onuruna Odysseia adlı atletizm ve kültür festivalleri düzenlediğini belgeleyerek, destan ile tarihsel gerçeklik arasındaki bağı güçlendiriyor.
Uzmanlar, bu buluntuların Homeros'un destanlarını tarihsel bir belge olarak değil, Helenistik dönem insanının kendi geçmişini nasıl kurguladığını gösteren kültürel bir kanıt olarak değerlendirilmesi gerektiğini belirtiyor. Kazılarda ele geçirilen farklı bölgelere ait sikkeler, İthaka'daki bu kutsal alanın antik çağda denizciler ve hacılar için kozmopolit bir merkez olduğunu da kanıtlıyor. Elde edilen veriler, Odysseus figürünün antik Yunan dünyasında derin bir saygı ve bağlılık uyandıran, yaşayan bir efsane olduğunu gözler önüne seriyor.