Çalışma hayatında kadın sigortalılar için sunulan doğum borçlanması hakkı, belirli şartlara bağlı olarak uygulanmaktadır. Kadınlar, her bir çocuk için 2 yıla kadar olmak üzere toplamda 6 yıla kadar borçlanma yapabilirler. Ancak bu hak, çocukların doğumundan sonraki 2 yıl içerisinde sigortalı çalışılmayan boş günler için geçerlidir. Dolayısıyla, doğumdan sonra kesintisiz çalışan kadınların bu süreyi borçlanması mümkün değildir.
Borçlanma maliyetleri ise sigorta statüsüne göre farklılık gösterir. SSK (4/a) ve Bağ-Kur (4/b) kapsamındaki kadınlar, günlük asgari ücretin yüzde 32'si oranında prim ödeyerek bu haktan yararlanabilirler. 5434 sayılı kanuna tabi memurlar için ise hesaplama yöntemi, emeklilik keseneğine esas aylık tutarları üzerinden belirlenen yüzde 36'lık oranla yapılmaktadır.
Vefat durumunda hak sahiplerine bağlanan ölüm aylığı, yani halk arasındaki adıyla dul ve yetim aylığı için de farklı prim gün şartları bulunmaktadır. SSK (4/a) statüsünde çalışan bir sigortalının vefatı halinde, geride kalanlara aylık bağlanabilmesi için en az 900 gün prim ödenmiş olması ve 5 yıllık sigortalılık süresinin tamamlanmış olması şarttır. SSK kapsamında eksik prim günleri borçlanma yoluyla tamamlanamaz.
Buna karşılık, Emekli Sandığı (4/c) ve Bağ-Kur (4/b) statüsünde çalışanlar için ölüm aylığı şartı en az 1800 gün prim ödenmesidir. Bu statülerde, askerlik veya doğum gibi borçlanma süreleri prim gün sayısına dahil edilerek eksik günler tamamlanabilmektedir. Ölüm aylığı, öncelikle eş ve çocuklara bağlanırken, artan hisse olması durumunda belirli şartlarla anne ve babaya da ödenebilmektedir.
Emekli aylığı hesaplamalarında ise çalışılan statü ve prime esas kazanç tutarları belirleyici rol oynamaktadır. Özellikle 2008 yılı öncesi ve sonrası farklı statülerde çalışanlar için emekli maaşları, çalışılan unvan ve yatırılan primlerin tavan kazanç üzerinden bildirilmesi gibi faktörlere göre değişkenlik göstermektedir.