Türkiye'nin yüksek rakımlı bölgelerinde gerçekleştirilen kapsamlı bir bilimsel çalışma, çevre kirliliğinin ulaştığı boyutları gözler önüne serdi. Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi, Karadeniz Teknik Üniversitesi ve İstanbul Üniversitesi'nden bilim insanlarının ortaklaşa yürüttüğü araştırmada, ülkenin 8 farklı ilindeki 9 ayrı zirveden kar numuneleri toplandı.
Zirvelerde Mikroplastik Kirliliği
Profesyonel dağcıların desteğiyle ulaşılan noktalardan alınan örnekler, laboratuvar ortamında detaylı incelemelerden geçirildi. Yapılan analizler sonucunda, insan etkisinin neredeyse hiç görülmediği yüksek rakımlı bölgelerde dahi 5 milimetreden küçük mikroplastik parçacıklarına rastlandığı belirlendi. Araştırma verilerine göre, incelenen zirvelerdeki kar örneklerinde litre başına ortalama 286 mikroplastik parçacığı tespit edildi.
Bölgesel Farklılıklar Dikkat Çekiyor
Kirlilik oranları bölgelere göre değişkenlik gösterirken, en yüksek değer Muğla'daki Sandras Dağı'nda litre başına 908 parçacık olarak kaydedildi. En düşük kirlilik seviyesi ise litre başına 16 parçacık ile Erzurum'un Uzundere bölgesindeki zirvede görüldü. Elde edilen bu veriler, kirliliğin coğrafi konumdan bağımsız olarak geniş bir alana yayıldığını kanıtlar nitelikte.
Araştırmanın sonuçlarını değerlendiren Prof. Dr. Kenan Gedik, elde edilen verilerin dünya genelindeki benzer çalışmaların üzerinde olduğunu ifade etti. Gedik, "Dünya ortalamasının üzerinde bir kirlilik tespit etmiş bulunuyoruz" değerlendirmesinde bulundu. Uzmanlar, mikroplastiklerin insan faaliyetlerinin yoğun olduğu bölgelerden rüzgar ve atmosferik olaylar aracılığıyla, insan eli değmemiş zirvelere kadar taşınabildiğini belirtiyor. Bu durum, kirliliğin küresel ölçekte ulaştığı noktanın ciddiyetini ortaya koyarken, ekosistem üzerindeki uzun vadeli etkilerin takip edilmesi gerektiğini hatırlatıyor.