Christopher Nolan'ın Homeros'un destanından uyarladığı The Odyssey, sinemalarda gösterime girmesiyle birlikte sadece beyaz perdede değil, turizm sektöründe de büyük bir etki yarattı. Matt Damon'ın başrolünü üstlendiği ve zengin bir oyuncu kadrosuna sahip olan yapım, izleyicileri hikâyenin geçtiği coğrafyaları keşfetmeye davet ediyor.
IMAX 70 mm kameralarla çekilen ve görsel derinliğiyle dikkat çeken film, Yunanistan'dan Fas'a kadar uzanan geniş bir coğrafyada çekildi. Bu durum, set-jetting olarak bilinen, popüler yapımların çekildiği yerleri ziyaret etme eğilimini yeniden gündeme getirdi. GetYourGuide tarafından yapılan bir araştırmaya göre, insanların büyük bir çoğunluğu izledikleri film veya dizilerden etkilenerek seyahat planları yapıyor.
Yönetmen Christopher Nolan, gerçek mekânlarda çekim yapmanın önemine vurgu yaparak, izleyiciyi hikâyenin içine doğrudan yerleştirmeyi hedeflediğini belirtiyor. Bu gerçekçilik arayışı, seyahat tutkunlarının antik kentlerin ve mitolojik hikâyelerin izini sürmesine olanak tanıyor. Çanakkale'deki Truva'dan İtalya'nın Favignana adasına, Yunanistan'ın İthaka adasından Fas'ın Aït Benhaddou bölgesine kadar pek çok nokta, film sayesinde yeniden keşfediliyor.
Turizm sektörü de bu ilgiyi karşılıksız bırakmıyor. Audley Travel gibi operatörler, filmin atmosferini yansıtan özel rotalar hazırlayarak hayranlara rehberli deneyimler sunuyor. 13 günlük kapsamlı İtalya ve Yunanistan turları, antik kalıntıları ve mitolojik hikâyelerin merkezlerini bir araya getiriyor. Uzmanlar, mitoloji ve tarihin iç içe geçtiği bu destinasyonların, izleyicilere sadece bir film deneyimi değil, aynı zamanda kültürel bir yolculuk sunduğunu ifade ediyor.
Google Trends verileri de The Odyssey çekim mekanlarına yönelik aramaların dünya genelinde arttığını doğruluyor. Sinema salonlarında 2 saat 52 dakika süren bu epik yolculuk, izleyicileri koltuklarından kaldırıp antik dünyanın izlerini sürmeye teşvik eden bir rehbere dönüşmüş durumda.