Türkiye'nin COP31 Başkanlığına hazırlandığı kritik süreçte, D-8 ülkelerinin çevre ve iklimden sorumlu temsilcileri İstanbul'da bir araya geldi. Bakan Murat Kurum'un liderliğinde gerçekleştirilen toplantıda; Azerbaycan, Bangladeş, Endonezya, İran, Malezya, Mısır, Nijerya ve Pakistan'dan gelen heyetler, küresel iklim gündemindeki ortak stratejileri değerlendirdi.
Uygulama Odaklı Yeni Vizyon
Bakan Kurum, iklim değişikliğinin artık gelecekteki bir risk değil, gıda güvenliğinden enerji sistemlerine kadar güncel bir sorun olduğunu vurguladı. Türkiye'nin benimsediği diyalog, uzlaşı ve aksiyon ilkeleriyle şekillenen "Geleceğin COP'u" vizyonu, teorik sözlerden ziyade somut uygulamalara odaklanmayı hedefliyor. Bu doğrultuda hazırlanan Eylem Gündemi, ülkelerin kendi kalkınma önceliklerini koruyan çok paydaşlı bir model üzerine inşa edildi.
2035 Küresel Hedefleri ve Stratejik Alanlar
Haziran ayında Bonn'da paylaşılan hedefler arasında dikkat çeken bazı maddeler şunlardır:
- Küresel elektrifikasyon oranının yüzde 35'e yükseltilmesi,
- Binalarda enerji kullanım yoğunluğunun en az yüzde 25 düşürülmesi,
- Atık üretimindeki artış hızının yarıya indirilmesi,
- Döngüsel malzeme kullanımının imalat sektöründe en az yüzde 15'e çıkarılması.
Ayrıca, yeşil sanayileşme, mavi ekonomi ve iklim dirençli şehirler gibi 10 öncelikli çalışma alanı belirlendi. Gençlerin sürece katılımı ve sürdürülebilir tarımın yaygınlaştırılması da stratejik öncelikler arasında yer alıyor.
Finansmana Erişim ve İstanbul Deklarasyonu
Gelişmekte olan ülkelerin finansman sorunlarını aşmak amacıyla İklim Uygulama Köprüsü girişimi başlatıldı. Bu mekanizma, ulusal uyum planlarının yatırım yapılabilir projelere dönüştürülmesini destekleyecek. Toplantının nihai çıktısı olan İstanbul Deklarasyonu ile D-8 ülkelerinin çevre konusundaki ortak siyasi iradesi kayıt altına alınarak Antalya'da yapılacak olan COP31'e temel oluşturulması hedeflendi.