Seçim Usulsüzlüğü İddiaları Yeniden Gündemde
ABD Başkanı Donald Trump, televizyon kanalları aracılığıyla gerçekleştirdiği ulusa sesleniş konuşmasında, seçim süreçlerinde dış müdahale ve usulsüzlükler yaşandığına dair görüşlerini yineledi. Trump, adil seçimlerin bir ülkenin büyümesi için temel şart olduğunu vurgularken, mevcut sistemin belirlenen standartların çok gerisinde kaldığını öne sürdü.
Çin'e Yönelik Veri İhlali Suçlaması
Konuşmasının merkezine Çin Halk Cumhuriyeti'ni alan Trump, Pekin yönetiminin 220 milyon Amerikalı seçmenin kişisel bilgilerini yasa dışı yöntemlerle ele geçirdiğini savundu. Bu veriler arasında seçmenlerin adresleri, telefon numaraları ve siyasi tercihlerinin bulunduğu belirtildi. Trump, seçim altyapısındaki ciddi boşlukları kanıtlamak amacıyla gizli istihbarat belgelerini kamuoyuyla paylaşacağını duyurdu.
Yasal Düzenleme ve Siyasi Tepkiler
Trump, Kongre'ye seçmen kayıtları için vatandaşlık belgesi ve sandık başında fotoğraflı kimlik ibrazını zorunlu kılan bir yasa tasarısını onaylaması yönünde çağrıda bulundu. Ancak bu iddialar, eski Adalet Bakanı William Barr'ın da dahil olduğu önceki incelemelerle çelişiyor; zira 2020 seçimlerinde usulsüzlüğe dair somut bir kanıt bulunamamıştı.
Demokrat Parti, bu açıklamaların kasım ayındaki ara seçimler öncesinde seçmen algısını etkilemek amacıyla yapıldığını iddia ediyor. Öte yandan, Trump'ın bu suçlamalarının, daha önce dost olarak nitelendirdiği Çin Devlet Başkanı Xi Jinping ile olan ilişkilerini ve Washington-Pekin hattındaki diplomatik dengeleri yeniden germesi bekleniyor.