Türkiye ve Mısır, uzun süren normalleşme sürecinin ardından savunma ve askeri sanayi alanlarında stratejik bir işbirliğine imza attı. Şubat ayında atılan askeri çerçeve anlaşmasının ardından, 13 ve 14 Temmuz tarihlerinde savunma işbirliği ve savunma sanayisi alanlarını kapsayan iki ayrı niyet mektubu imzalandı. Bu adımlar, iki ülkenin güvenlik odaklı ortaklığını kurumsal bir zemine oturtmayı hedefliyor.
Askeri Diyalog ve Ortak Tatbikatlar
Milli Savunma Bakanlığı kaynaklarına göre, karşılıklı üst düzey ziyaretler ve askeri heyetlerin temasları, işbirliğinin kapsamını genişletti. Haziran ayında Türk ve Mısır hava kuvvetlerinin gerçekleştirdiği ortak tatbikatlar, iki ülke silahlı kuvvetleri arasındaki birlikte çalışabilirliği ve müşterek harekât kabiliyetini artırmayı amaçlıyor. Bakanlık, bu temasların bölgesel güvenlik ve tecrübe paylaşımı açısından büyük önem taşıdığını vurguluyor.
Savunma Sanayisinde Somut Adımlar
Mısır Savunma Bakanı Korgeneral Ashraf Salem Zaher'in Ankara temasları, savunma sanayisi alanındaki işbirliğini somutlaştırdı. Savunma Sanayi Başkanı Haluk Görgün ile yapılan görüşmelerde, insansız sistemler, zırhlı araçlar, savaş gemileri ve mühimmat üretimi gibi kritik başlıklar ele alındı. Özellikle Mısır'ın, Türkiye'nin yerli savunma sanayisi ürünlerine olan ilgisi dikkat çekiyor. Mısır'ın, Baykar tarafından üretilen insansız hava araçlarının yerel üretimi ve Afrika pazarına sunulması konusunda istekli olduğu belirtiliyor.
Daha önce Makine ve Kimya Endüstrisi (MKE) ile Mısır Savunma Bakanlığı arasında imzalanan 350 milyon dolarlık anlaşma, bu işbirliğinin ekonomik boyutunu da gözler önüne seriyor. Ayrıca Aselsan'ın Mısır'da temsilcilik açması, Türk savunma şirketlerinin bölgedeki varlığını güçlendiriyor.
Bölgesel Dengeler ve Stratejik İttifak
Türkiye ve Mısır arasındaki bu yakınlaşma, Doğu Akdeniz'deki jeopolitik dengeler açısından yeni bir dönemi işaret ediyor. Geçmişte Mısır'ın Yunanistan ve Kıbrıs Cumhuriyeti ile geliştirdiği askeri işbirlikleri, Türkiye'nin bölgesel çıkarları açısından bir engel olarak görülüyordu. Şimdi ise Türkiye, Mısır, Pakistan ve Suudi Arabistan arasında gelişen güvenlik odaklı ittifak süreci, bölgedeki güç dengelerini yeniden tanımlıyor. Ankara, bu işbirliğinin sadece iki ülke için değil, bölgesel istikrar için de kritik bir katkı sağlayacağına inanıyor.