ABD yönetimi, Gazze Şeridi'ndeki insani durumu iyileştirmek ve bölgenin yeniden inşasını başlatmak amacıyla İsrail'e yeni bir teklif sundu. İsrail basınına yansıyan bilgilere göre Washington, Hamas'ın silahsızlanması şartını geri planda tutarak, Gazze'deki altyapı projelerine ve temel hizmetlerin sağlanmasına izin verilmesini talep ediyor. Teklif kapsamında, 2026 yılı sonuna kadar bölge sakinlerinin belirlenen "Barış Kurulu" sorumluluğundaki alanlara taşınması ve Gazze'de teknokrat bir hükümetin kurulması öngörülüyor. İsrail'in bu hükümeti egemen bir varlık olarak tanıması ve silah bırakıp barışa bağlı kalacağını taahhüt edenlere af çıkarması da beklentiler arasında yer alıyor.
Batı Şeria'da yeni yerleşim planı iddiası
Bölgedeki gerilim sadece Gazze ile sınırlı kalmıyor. İsrail hükümetine yakın çevrelerin, Batı Şeria'nın Filistin yönetimi kontrolündeki A Bölgesi'nde yer alan yaklaşık 100 stratejik noktayı ele geçirmeyi hedefleyen bir yerleşim planı hazırladığı iddia edildi. Oslo Anlaşması ile statüsü belirlenen bu bölgelerin haritasını değiştirmeyi amaçlayan plan, bölgedeki tansiyonu daha da artırıyor.
Suriye sınırında çatışma
İsrail güçleri ile Suriye'nin güneyindeki Dera şehrine bağlı Abdin kasabası sakinleri arasında da şiddetli bir çatışma yaşandı. İsrail askerlerinin bölgeye düzenlediği operasyona karşı çıkan köylüler, barikatlar kurarak direniş gösterdi. Çıkan çatışmalarda iki kişi hayatını kaybederken, çok sayıda sivil evlerini terk etmek zorunda kaldı. Suriye Dışişleri Bakanlığı, bu durumu egemenlik ihlali olarak nitelendirdi.
Hava sahasında yanlış alarm
Bölgedeki askeri hareketliliğin yanı sıra, dün uluslararası hava sahasında da hareketli anlar yaşandı. Polonya'dan Tel Aviv'e giden bir yolcu uçağının pilotu, yanlışlıkla "7500" kodunu (uçak kaçırılma) yayınladı. Bu durum Türkiye, Polonya, Bulgaristan ve İsrail'i alarma geçirdi. Türk Hava Sahası'na giren uçağa, Hava Kuvvetleri Komutanlığı'na bağlı iki F-16 savaş uçağı eşlik etti. Uçağın Bulgaristan'a yönlendirilmesi ve iniş yapmasının ardından, olayın teknik bir hata olduğu ve herhangi bir güvenlik tehdidi bulunmadığı teyit edildi.