1960'lı yıllardan itibaren devletin anayasal düzenini hedef alan ve 15 Temmuz darbe girişimi gibi pek çok kumpasın faili olan FETÖ, elebaşı Fetullah Gülen'in ölümüyle birlikte tarihinin en büyük iç karışıklığını yaşıyor. Uzun yıllar Pensilvanya'daki çiftliğinden örgütü yöneten Gülen'in vefatı, örgüt içerisindeki merkezi otoritenin tamamen ortadan kalkmasına neden oldu.
Güç Mücadelesi Derinleşiyor
Örgüt üst yönetiminde uzun süredir gizlenen liderlik savaşı, Gülen'in ölümünün ardından açık bir çatışmaya dönüştü. Örgütün devasa finansal kaynaklarını ve idari yapısını kontrol etmek isteyen farklı gruplar arasında sert bir rekabet yaşanıyor. Özellikle örgütün "Mollalar" olarak bilinen grubu ile Avrupa ve ABD'de faaliyet gösteren kanatlar arasında ciddi bir güç mücadelesi gözlemleniyor.
Örgütün kara kutusu olarak nitelendirilen Cevdet Türkyolu ile para trafiğini yöneten Mustafa Özcan gibi isimlerin güç paylaşımı konusundaki anlaşmazlıkları, örgüt tabanında büyük bir güven krizine yol açtı. Bu durum, karşılıklı tasfiye suçlamalarını beraberinde getirerek örgüt içindeki çözülme sürecini hızlandırdı.
Avrupa Kanadında Yeni Arayışlar
Örgütün Avrupa yapılanmasının merkezinde yer alan Abdullah Aymaz'ın ise bölgedeki finansal ve operasyonel gücü tamamen kendi kontrolüne almak için yoğun bir faaliyet yürüttüğü belirtiliyor. 15 Temmuz hain darbe girişiminin 10. yılına yaklaşılırken, merkezi otoritesini kaybeden terör örgütü, kendi içindeki bu derin çatlaklar nedeniyle önlenemez bir dağılma süreciyle karşı karşıya bulunuyor. Dijital deliller ve sivil imamların faaliyetleriyle geçmişteki kumpasları tescillenen yapının, liderlik boşluğu nedeniyle gelecekte nasıl bir yol izleyeceği ise belirsizliğini koruyor.