Hindistan, enerji alanında dışa bağımlılığını minimize etmek için yenilenebilir kaynaklara dayalı stratejilerini güçlendiriyor. Ülke genelinde sığır gübresinden elde edilen biyolojik sıkıştırılmış doğal gaz, ulaşım sektöründe benzin ve dizele güçlü bir alternatif olarak öne çıkıyor. Gujarat eyaletinde, Ahmedabad kentine yakın bir bölgede kurulan akaryakıt istasyonu, bu dönüşümün somut bir örneğini sunuyor. Günün ilk saatlerinden itibaren istasyonda uzun kuyruklar oluşurken, binek otomobiller ile hafif ticari araçlar sürücüler, daha ekonomik olan bu yakıtı tercih ediyor.
Bio-CNG teknolojisi, hayvansal atıkların metan gazına dönüştürülmesiyle elde ediliyor. Yenilenebilir enerji sınıfında yer alan bu ürün, fosil yakıtlara kıyasla daha düşük karbon salımı sağlıyor. Ayrıca maliyet avantajı sayesinde hem çevresel sürdürülebilirliğe katkıda bulunuyor hem de kullanıcıya ekonomik fayda sunuyor. Hayvancılığın yoğun olduğu bölgelerde kurulan tesislerde organik atıklar işlenerek enerji sektörüne kazandırılıyor.
Dünyanın en büyük enerji tüketicilerinden biri olan Hindistan, ihtiyaç duyduğu ham petrolün büyük çoğunluğunu ithal ediyor. Bu durum ülke ekonomisi üzerinde ciddi bir mali yük oluşturuyor. Yetkililer, yerli kaynaklarla biyogaz üretimini artırarak petrol ithalat faturasını azaltmayı planlıyor. Tarım ve hayvancılık potansiyelini değerlendiren bu yaklaşım, çiftçilere ek gelir imkanı tanırken atıkların ekonomiye dahil edilmesini de sağlıyor. Uzmanlar, bu stratejinin uzun vadede enerji bağımsızlığını destekleyeceğini belirtiyor.