Dünya piyasalarında petrol arzı konusunda şimdilik bir tıkanıklık yaşanmasa da, benzin tedariki küresel bir sorun haline geldi. Uzmanlar, yaşanan krizin sanılanın aksine ham petrol eksikliğinden değil, işleme kapasitesindeki büyük kayıplardan kaynaklandığını belirtiyor.
Körfez bölgesinde devam eden çatışmalar, bölgedeki çok sayıda rafinerinin vurulmasına ve kullanılamaz hale gelmesine neden oldu. Günlük 11,7 milyon varil işleme kapasitesine sahip olan bölgede, tesislerin eski verimliliğine dönmesi kısa vadede mümkün görünmüyor. ABD'deki rafinerilerin mevcut üretimi ise küresel ihtiyacı karşılamakta yetersiz kalıyor.
Sadece Körfez ile sınırlı kalmayan bu kriz, Rusya'yı da derinden etkiledi. Ukrayna'nın Rus enerji tesislerine yönelik yoğun saldırıları, dünyanın en büyük üreticilerinden biri olan Rusya'yı benzin ithal etmek zorunda bıraktı. Öte yandan, Avrupa genelinde etkili olan aşırı sıcak hava dalgaları, rafinerilerin soğutma sistemlerinde ciddi aksaklıklara yol açarak üretimi daha da zorlaştırdı.
Yapılan analizlere göre, küresel düzeyde rafinerilerin toplam üretim seviyesi savaş öncesi döneme kıyasla 8,4 milyon varil düşüş gösterdi. Hürmüz Boğazı'ndaki gerilimler ve lojistik engeller, petrolün uluslararası piyasalara ulaşımını zaman zaman sekteye uğratsa da, asıl darboğazın işlenmiş ürün tarafında olduğu vurgulanıyor. Mevcut tablo, enerji piyasalarındaki kırılganlığın rafineri altyapısı üzerinden derinleştiğini ortaya koyuyor.