Küresel enerji piyasaları, eş zamanlı gelişen iki büyük jeopolitik krizin baskısı altında zor günler geçiriyor. Hürmüz Boğazı'nda yaşanan askeri gerilim, dünya petrol ticaretinin önemli bir kısmını sekteye uğratırken, kuzeyden gelen ikinci darbe Rusya'nın rafineri kapasitesini hedef aldı.
Rafineri saldırıları dengeleri bozdu
Ukrayna'nın Rusya'daki rafinerilere yönelik insansız hava aracı saldırıları, özellikle Omsk tesisindeki üretimin durmasına yol açtı. Bu durum, dünyanın en büyük motorin ihracatçılarından biri olan Rusya'nın dış pazarlara sunduğu yakıt miktarında ciddi bir düşüşe neden oldu. Moskova yönetimi, iç piyasadaki yakıt ihtiyacını ve askeri gereksinimleri önceleyerek motorin ihracatını temmuz ayı sonuna kadar askıya aldığını duyurdu. Verilere göre, Rusya'nın deniz yoluyla gerçekleştirdiği motorin ihracatı haziran ayında bir önceki aya kıyasla yüzde 39 oranında geriledi.
Motorin neden kritik?
Uzmanlar, mevcut krizin klasik bir ham petrol sorunundan ziyade, rafine ürün arzı kaynaklı bir darboğaz olduğunu vurguluyor. Ağır taşımacılık, lojistik, tarım ve sanayi gibi sektörlerin temel yakıtı olan motorin, küresel tedarik zincirinin en kritik halkasını oluşturuyor. Bu nedenle motorin arzındaki herhangi bir aksama, küresel enflasyon üzerinde doğrudan yukarı yönlü bir baskı yaratma potansiyeli taşıyor.
Türkiye'de sektör hazırlık yapıyor
Küresel piyasalardaki bu belirsizlik, Türkiye'deki akaryakıt sektörünü de harekete geçirdi. Sektör kaynaklarından edinilen bilgilere göre, büyük akaryakıt dağıtım şirketleri olası bir arz sıkışıklığına karşı tedbirli davranıyor. Özellikle çok markalı bayilere yönelik yüksek hacimli toptan satışlarda daha kontrollü bir dağıtım modeline geçilmesi planlanıyor. İstasyonlardaki bireysel satışların etkilenmemesi hedeflenirken, ticari satışlarda geçici sınırlamaların gündeme gelebileceği belirtiliyor. Sektör temsilcileri, bu adımların tamamen ihtiyatlı stok yönetimi kapsamında atıldığını ve uluslararası piyasalardaki gelişmelere göre şekilleneceğini ifade ediyor.
Hürmüz Boğazı'ndaki tanker trafiğinin yavaşlaması ve sigorta maliyetlerinin artması, küresel enerji sistemini daha da kırılgan hale getiriyor. Uzmanlar, önümüzdeki dönemde piyasaların ana gündem maddesinin petrol fiyatlarından ziyade motorin arz güvenliği olacağını öngörüyor.